GTOS TERAPİ Nedir?
GTOS Terapi, başta bel ve boyun fıtığı olmak üzere tüm iskelet-kas sistemi rahatsızlıklarında başarılıyla uygulanmaktadır. Yaklaşık 14-15 yıllık bir geçmişi olan terapi yöntemini, uluslararası camia da sözü geçen bir çok bilim insanı önermektedir. GTOS Terapi, alanında uzman fizyoterapistlerce, özgün patentli bir cihazla ve deri altına girmeden uygulanan bir manuel teknikdir. Ameliyat, iğne, ilaç ışın elektrik vb. kullanmadığı için bir masajdan bile daha az risk taşımaktadır. Bu sebeple birkaç kez ameliyat geçirmiş kronik vakalardan, ambulansla taşınacak kadar ağır akut vakalara, tansiyon, şeker hastası yaşlıdan 9 aylık hamile bayanlara kadar herkese uygulanabilmektedir.
Kalıcı Bir Çözüm Mü?
Yan Etkisi Var Mı?
Hangi Vakalara Uygulanır?
Rehabilitasyon, fizyolojik ve anatomik bozuklukları kısmen veya tamamen gidererek bireylerin fiziksel bağımsızlık kazanmasını amaçlayan bir tedavi yöntemidir.
Bedendeki fonksiyon kaybına ve hastaya özel olarak planlanan rehabilitasyon programında tek tip bir standart yoktur. Uygulama ile hedeflenen ise fiziki yetersizlikleri ortadan kaldırmak, fonksiyon bozukluklarından kaynaklanan ağrıları minimuma indirmek, bireyin mevcut kapasitesini en üst düzeyde kullanmasını sağlamaktır.
Modern kayropraktinin temel hipotezi özetlenirse;
Günlük hayatımızda yaptığımız her hareketin öncesinde hareketin gerçekleşebilmesi için beynimiz ilgili kas grubuna zayıf bir sinyal göndererek kasın kasılıp gevşemesini sağlar. Özellikle fizyoterapi amaçlı olarak, sinir hasarı nedeniyle kasın uyarılamadığı durumlarda veya kasın kullanılmama nedeniyle kitlesinin azaldığı, gücünü kaybettiği durumlarda, beynimizin gönderdiği bu zayıf elektrik akımlarını dışarıdan kontrollü bir şekilde kaslara iletilerek uygulanan bu elektrik akımları kasların uyarılarak kasılıp gevşemesini sağlar ve bu sayede de erimesini engeller. Bu uygulama ProBody Systems‘in geliştirdiği yeni nesil kıyafet ile giyilebilir tüm vücut EMS olarak yeni bir boyut kazanmıştır. ProBody Systems EMS, özel tasarlanan kıyafeti ve elektrotlarıyla vücudumuzdaki 10 ana kas grubunu belirli frekanslardaki akımlar ile uyararak elektriksel kas uyarımı yapan bir sistemdir. Giyilebilir tüm vücut EMS cihazı ile normal bir antrenmanda çalıştırmakta çok zorlanacağınız gövde kasları ve özellikle de omurgayı dik tutmakla görevli olan iç korseleme (core) kasları sadece 25 dakikalık antrenman ile çalıştırılabilmektedir.
Kas gruplarını ayrı ayrı çalıştırmak yerine, aynı anda 10 ana kas grubunu beraber çalıştırır.
EMS antrenmanlarında uyarılması çok zor olan derin kas grupları da aktive edilmiş olur.
Bu sistemle kaslar, eklemlere ekstra bir yüklenme olmadan çok kısa bir sürede çok daha yoğun bir şekilde çalıştırılabilir.
Alışagelmiş, geleneksel spor aktivitelerinden farklıdır ve daha etkilidir. 20 dakikalık antrenman, spor salonunda geçirilen 3 saatlik antrenmana denk gelmektedir.
Skolyoz, omurganın sağa veya sola doğru anormal eğrilmesiyle karakterize edilen üç boyutlu bir omurga deformitesidir. Sağlıklı bir omurga arkadan bakıldığında düz bir hat oluştururken, skolyozda “S” veya “C” şeklinde eğrilik gözlenir.
Genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar ancak her yaş grubunda görülebilir. Hafif vakalarda belirti vermeyebilirken, ileri durumlarda:
Omuz ve kalça seviyesinde asimetri
Sırtta çıkıntı (kaburga hörgücü)
Duruş bozukluğu
Bel ve sırt ağrısı
gibi bulgular ortaya çıkabilir.
Kifoz, omurganın özellikle sırt (torakal) bölgesinde öne doğru aşırı eğrilmesi durumudur. Halk arasında “kamburluk” olarak bilinir.
Normalde omurgada belirli bir eğrilik vardır; ancak bu açının artmasıyla birlikte:
Öne doğru eğik duruş
Omuzların öne kapanması
Boyun ve sırt ağrısı
Yorgunluk hissi
gibi şikayetler oluşabilir.
Her iki durumda da nedenler benzerlik gösterebilir:
Duruş bozuklukları (özellikle uzun süre masa başı çalışma)
Hareketsiz yaşam tarzı
Kas zayıflıkları ve dengesizlikleri
Hızlı büyüme dönemleri (ergenlik)
Doğuştan gelen omurga anomalileri
Travma veya bazı nörolojik hastalıklar
Tedavi yöntemi, eğriliğin derecesine ve hastanın yaşına göre belirlenir. Çoğu vakada cerrahiye gerek kalmadan konservatif yöntemlerle başarılı sonuçlar elde edilebilir.
En etkili ve temel yöntemdir. Kişiye özel planlanmalıdır.
Uygulanan başlıca yöntemler:
Postür (duruş) eğitimi
Omurga stabilizasyon egzersizleri
Esneme ve güçlendirme programları
Nefes egzersizleri
Manuel terapi teknikleri
Özellikle skolyozda kullanılan üç boyutlu egzersiz yaklaşımları deformitenin kontrol altına alınmasında oldukça etkilidir.
Schroth Yöntemi, skolyoz tedavisinde dünya genelinde yaygın olarak kullanılan özel bir egzersiz yaklaşımıdır.
Omurgayı üç boyutlu olarak düzeltmeyi hedefler
Solunum teknikleri ile desteklenir
Eğriliğin ilerlemesini durdurmaya yardımcı olur
Duruş farkındalığını artırır
Özellikle büyüme çağındaki bireylerde, eğriliğin ilerlemesini durdurmak amacıyla kullanılır. Uzman hekim ve fizyoterapist kontrolünde uygulanmalıdır.
Tedavinin başarısı için yaşam alışkanlıkları büyük önem taşır:
Ergonomik oturma düzeni
Uzun süre aynı pozisyonda kalmamak
Düzenli egzersiz yapmak
Doğru yatak ve yastık kullanımı
İleri derecede eğriliklerde ve fonksiyon kaybı oluştuğunda cerrahi müdahale gerekebilir. Ancak bu durum tüm hastalar için geçerli değildir.
Skolyoz ve kamburluk erken dönemde fark edildiğinde, doğru fizik tedavi ve egzersiz programlarıyla büyük oranda kontrol altına alınabilir. Bu nedenle erken teşhis, düzenli takip ve uzman eşliğinde planlanan tedavi süreci büyük önem taşır.